Geçen hafta, Imax‘de izleyebilmek için bir buçuk ay bekledikten sonra, filmi izleyebildik. Watchmen, iki yıl önce, 300‘ü yayımladıktan sonrası için planladığımız ikinci projeydi; iktisadi kaygılar nedeniyle vazgeçmiştik. Çizgiromanın yazarı Alan Moore, işlediği konseptler ve yaklaşımları nedeniyle çok beğendiğim ve sıkı takip ettiğim biri. Bu nedenle Watchmen’in film versiyonunu, başarılı olma ihtimalinin az olduğunu düşünsem de, olumlu bir ön yargı ile bekledim ve izledim.
Watchmen’in sinemaya uyarlanamayacağı fikri Alan Moore ve daha sonra yönetmesi için teklif götürülmüş Terry Gilliam tarafından dillendirilen bir kanı. Bunun sebebi bana göre, çizgiromanda Alan Moore’un çok sık zaman ve mekan geçişleri, karakter hikayelerinin içiçe geçişleri ve karelerde bakış açısı oyunları kurgulamış olması genel olarak. Çizgiromanı ilk okuduğunuzda algılayamadığınız, daha doğrusu hikayeyi sindirmeden algılamaya gerek duymadığınız bir çok kare içi ayrıntının ancak ikinci okuyuşta önem kazandığını görüyorsunuz. Bu arkaplan içeriği gerçekten düz metinde, sinemada, tiyatroda canlandırılamayacak bir metin-çizim uyumunun eseri. Zaten Watchmen’in gelmiş geçmiş en iyi çizgiroman olduğu algısı da çizgiroman yapımının bu avantajını bir stile dönüştürmüş ve çok önemseyerek kullanmış olmasından kaynaklanıyor olsa gerek.
Sinema anlatımında, özellikle izlenebilirliğin çok önemli bir kriter olduğu Hollywood sinema tarzında, yapmak pek mümkün değil. Zaten Terry Gilliam da bu projenin 5 bölümlük mini-dizi olması gerektiğini, bir film kurgusunun konsepti kaldırmayacağını söyleyerek projeyi reddetmiş. Bu noktadan iş, Zack Snyder ve filmine gelirse, bence görsel ve film kurgusu açısından olabildiğince tutarlı ve iyi niyetli bir film çekmeyi becermiş.
Filmde, çizgiroman hikayesinin omurgası olan Güneş-Ay (Apollo-Dionysos) karşıtlığının doyurucu imajlarla görsel olarak yansıtıldığını görebilmek beni hoşnut etti. Rorschach ve Night Owl bol bol ay ışığı altında güneş iktidarına (Freemason) karşı düşünüyor, sevişiyor, dövüşüyor… Fakat Zack, çizgiromanı okumayan izleyicilerin, çizgiromandaki simge sistemini filme yerleştirip, hikaye hakkında elzem ipuçlarını verince konunun anlaşılabileceğini ummuş, şüphesiz bu mümkün değil. Filmde kim kimle neden savaşıyor, genel mücadelenin nedeni ne, gereken yoğunlukta izah edilememiş, bu da filmi yorucu ve boğucu yapmış.
Sonuçta Zack Snyder’ın bir reklam filmi yönetmeni olmasını da hesaba katarak filmi çizgiromanın reklam filmi olarak ele alınca, çok başarılı bir prodüksiyon olduğunu düşünüyorum. Renk paleti, mizansen, müzikler, görsel kurgu kısaca prodüksiyon tatmin ediciydi. Filmi, insanları Watchmen’i okumaya yöneltecek kalitede olduğu için bile başarılı saydım.


Comment