Negativland
‘Epochal Moments’

elonmusk

Mart ayında İngiltere’de yeniden yayımlanmaya başlayan Wired Uk‘i iki hafta önce uçak yolculuğu sırasında baştan sona okudum. Bir ingiliz klasiği olarak harika bir editöryel çalışma, üslup ve dizayna sahip bir dergi olmuş. 2004′de Londra’dayken okuduğum Wired Uk, baştan sona mobil telefonlar ve mobil teknolojiyle gelecek 5 yılda neler yapabileceğimizin gazını veriyordu ortalığa. Wired, her ne kadar ‘technohype’ dinamiği ile oynaşıyor gibi görünse de basbaya ‘şirketler’ için teknoloji piyasası manipülatörlüğü yapıyor. Neyse, dergi süper ve aslında yazmak istediğim de bu değildi.

Wired Uk’in ilk sayı konularından en çok enerji harcadıklarını hissettiğim, Elon Musk yazısıydı. Kendisi bir teknoloji girişimcisi ve Zip2 yazılımını Compaq’a 307m.$’a ve kurduğu PayPal’ı 1.5 milyar $’a Ebay’e satarak paralel evrene geçmeyi başardı. Yazıda Elon Musk’ın Güney Afrika’lı eğitimsiz, orta sınıf bir aileden ama ‘özel’ bir çocuk olduğundan ve daha çocukken Amerika’ya gitmek istemesinden başlayarak tüm hayatı güzel güzel anlatılıyor. Kazandığı parayla kurduğu SolarCity (Enerji kaynakları planlaması), Tesla Motors (Araba üretim şirketi gibi görünüyor ancak asıl amacı geri dönüştürülebilir enerji kullanan motor üretmek ve Arge masraflarını araba satarak kapamak) ve SpaceX (Kısaca Star Trek) şirketlerinden oldukça övücü ve destekleyici biçimde bahsediliyor.

Elon Musk beş sayfalık yazı arasında bir paragrafta diyor ki (yazıda ağzından verilen tek bölüm…) , ‘İnsanoğlu belli dönemlerde ‘epochal moments’ (‘kırılma anları) yaşar, bu tek hücreli canlının varoluşundan çok hücreliye geçişe sonra kara evrilmeye geçen insanoğlunun ’seçimler’ yaprak ilerlediği anlar silsilesinidir. Bugüne kadar yok olmadığımıza göre bu anlarda hep yaşamın devam etmesine göre seçimler yaptık… Ancak ne zaman ki atomu parçalamayı keşfettik (Watchmen.) – kendimizi tamamiyle yok edebilecek evreye geçtiğimizi farkettik. Şimdi insanlığın önünde tek bir ‘epochal moment’ kaldı, o da bu dünyadan ayrılabilecek ve yaşamı devam ettirebilecek miyiz, ettiremeyecek miyiz… Ben bunu deniyorum…’

Şimdi Elon sağlıklı bir insan mı değil mi bilemiyorum ancak kendi Dharma Initiative/Massive Dynamic’ini kurmuş Elon’un tarif ettiği literatüre medyada oldukça sık rastladığımı farkettim. Battlestar Galactica, Lost, Fringe, Cloverfield, The Matrix, yeni Star Trek ve içerikleriyle karşılaşınca hiç şaşırmayacağım Cameron’un Avatar’ı ve Spielberg’ün Interstellar’ı (2011) gibi projelerde işlenen zaman kırılması, Kabbalah, paralel evrenler, multiverse, bilimci gnostisizm ve Joseph Campbell mitçiliği ile anlatılan insanlık tarihçiliği globalizasyonu ekranlardan dışarı akmaya başladı. 2000′den sonra batıdaki yahudi jenerasyonunun gerçekleştirdiği projeler ve ortak literatürlerini göz önünde bulundurunca sanırım tek tanrılı dinlerini güncelleme ve dünyaya bu yeniliği izah etme gereğini gördükleri algısını kurmak pek zorlama olmaz. Bu açıklamanın ve ‘aydınlanma projesinin’ de 2012 yılında tamamlanacağı komplosunu kurarak kendimi biraz eğlendireyim…

Comment

*
*