Merakla beklediğim Avatar, yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Anladığım; teknik olarak Cameron’ın gerçek zamanlı, performans yakalama odaklı 3D çekim tekniği, %70′i CGI tabanlı olan filmi çok daha gerçekçi hale getirmiş. Artık film çekilirken yönetmenin filmi, normal bir film çekimindeki gibi monitörden takip edebilmesine ve post-prodüksiyon odaklı bir anlayıştan çok, gerçek zamanlı bir yapımın gerçekleşmesi sağlanmış.
Filmde kısaca dünyadan başka bir gezegene giden insanların, orada keşfettikleri başka bir bilinçli canlı ırkına, bir askerin bilincini transfer ederek çeşitli işler karıştırmaları üzerine kurulu bir hikayeden bahsediliyor. Daha sonra bu asker, hiçte şaşırtıcı olmayan bir biçimde ‘bilinç’ karmaşası içinde madde ile özdeşleşip kendi ırkına karşı savaşmaya başlıyor. Bana öyle geliyor ki, bu uzay yolculuğu, bilinç transferi ve avatar kavramından, daha önce kısaca başka bir konuda değindiğim, paralel evrelenler kuramının biraz daha fantastiği multiverse teorisine dair bir metin çıkacak.
Zaten James Cameron’ın da ’sanal gerçeklik’ projelendirmesi yapan ‘multiverse’ isimli bir şirketin danışma kurulunda olması bu işlere fazlasıyla kafa yorduğunu gösteriyor. Kendisinin Dante‘den Zemeckis‘e, Abrams‘dan Spielberg‘e değişik yorumlarla işlenen bir konuya kendi yaklaşımını getirmesini izlemek güzel olacak..
Comment