Negativland

Film

Enter The Void

Uzun zamandır beklediğim ancak izlemeye fırsat bulamadığım Gaspar Noe’nun Enter The Void açılış jeneriği. Müzik LFO – Freaks.

Sherlock Holmes

Viktoryen steampunk, ezoterizm, Robert Downey Jr., Jude Law ve Guy Ritchie bileşimi bir film benim için her türlü olasılığa karşın izlenmeye değerdir. Sherlock Holmes’ü bu zihin gevşeten ön yargı ile izlemeye başladım; harika bir giriş sekansı, idare eder hikaye temposu ve Holmes’ün pratogonist imajına yeterince güçlü karşı koyamayan bir kötü adama rağmen film beni oldukça eğlendirdi.

Guy Ritchie’nin kendine ve yaptığı işe hayranlığı, filmlerini izlerken genellikle onun filmi kurcalayışını izlemek durumunda bırakıyor. Bu ‘auteurship’ yaklaşımı, özellikle de biçimsel olursa, benim pek sevdiğim bir tarz ancak Sherlock Holmes’de buna Robert Downey Jr. ve Jude Law ile iş yapmanın heyecanı da eklenmiş. Robert Downey Jr.’siz geçmeyen sahne olmamasından dolayı Holmes’ün bilmediği hiç bir sırra önceden vakıf olunamıyor. Dedektiflik yapamadıktan sonra dedektiflik filmi izlemenin de pek bir cazibesi olmasa gerek.

Viktoryen dönem ile başlayan dedektiflik mesleği, popüler kültürde 19. yy sonundaki modern aydınlanmayı tarif etmek için sıkça kullanılıyor. Sanırım bugün, 20. yy başındaki (din/aydınlanma = kolektif akıl tutulması + ezoterizm) döneminin izdüşümünü yaşadığımız bir dönem olduğundan bu temaları daha sık görmeye başladık. Bu konuda Kate Summerscale’in dedektiflik mesleğinin İngiltere’de ilk defa toplum yaşamına girdiği dönemi anlattığı The Suspicions of Mr. Whicher kitabı ile daha önce de bahsettiğim Alan Moore’un From Hell’i, konuyla ilgili en güzel kitaplardan ikisi.

Guy Ritchie’nin bundan sonra sadece izlenmekten daha fazlasını becerebilen film yapmasını ummak zor olacak, yine de şu aniden hızlanan ağır çekim numarasını ve kamera kullanmasını çok iyi beceriyor. Sherlock Holmes’da, diğer üç filminde olduğu gibi, aklımda kalan en güzel öğenin bu olması da iyi midir kötü müdür, değerlendirmeyi kendisine bırakıyorum.


The Black Hole

İyi gerçekleştirilmiş basit fikrin güzelliği.

Y: Phil Sansom & Olly Williams

Bilim kurgu koridorları

alien05

Genellikle uzay temalı bilim kurgu filmlerindeki koridor planlarının en ekonomik ve atmosferi açımlayıcı plan kullanımları olduklarını düşünmüşümdür. Neredeyse tüm başarılı bilim kurgu filmlerinin gerçekten etkileyici ve mutlaka birden fazla gösterilip, fonksiyon yüklenen bir koridor sahnesi vardır. Örneğin Alien serisi neredeyse koridorlarda geçer (fallus kavramı üzerine kurulu bir film için çok önemli ve kaçınılmaz şüphesiz.), 2001: A Space Odyssey octagon‘u ve Event Horizon’ın tabut biçimli koridorları en beğendiklerimdir. Arada bir kolaçan ettiğim bilim kurgu, fantezi içerikli sinema sitesi  ‘Den of Geek‘, bilim kurgu koridorları üzerine güzel bir dosya hazırlamış, topyekün bir ‘koridorlar’ dökümü değil ancak oldukça keyifli olmuş.